Reklamcılık Terimleri
Reklamcılık, markaların hedef kitleleriyle etkili bir şekilde iletişim kurmasını sağlayan dinamik bir sektördür. Reklamcılık Terimleri, bu alanda kullanılan terimler, kampanya süreçlerini daha iyi anlamak ve stratejik kararlar almak için büyük önem taşır. İşte reklamcılığın temel kavramlarından bazılarını Reklamcılık Terimlerini sizler için sıraladık.
- Above the Line: Satış pazarlama, doğrudan pazarlama ya da POP gibi medyada yayınlanan reklam içeriklerine ayrılan pazarlama bütçesini ifade etmektedir. Ayrıca pazarlama bütçesinin medyada gösterimi gerçekleşen reklam içeriklerinin dışındaki harcamaları da “Below the Line” olarak ifade edebilmek mümkündür.
- Adhesion: Her programın kendine has bir hedef kitlesi bulunmaktadır. Belirli hedef kitlesine sahip olan bu programların tüm izleyicilere göre oranının belirlenmesini adhesion olarak ifade ederiz. Programın hedef kitlesinin toplam izleyici kitlesi içerisindeki oranına denilmektedir.
- Affinity Index: Reklam içeriğinin ya da reklamın yerleştirileceği programın hedef kitlesini ölçümleyen bir metriktir. Reklamın hedef kitlesinin hangi programlarda daha fazla olduğunu ve tüm izleyici kitlesi içerisinde ne kadar bir alanı kapsadığını ifade etmek için kullanılır. Programın izleyici çoğunluğunun istenilen hedef kitle olup olmadığının tespiti de yapılır.
- Always On: Markaların reklam iletişimini kesintisiz olarak devam ettirmesine denir. Kimi reklamlar belirli dönemlerde yayına girerken kimi reklamlar dönem kesintisi olmadan sürekli bir şekilde gösterimde bulunur. Bu tür reklamlara Always On
- Average Selling Price: ASP olarak kısaltılan ve konuşma esnasında daha çok kısaltılması ile belirtilen bu terim, bir dönem içerisinde birim başına düşen net hasılatı ifade etmektedir. Bu dönem bir yıllık bir süreci kaplayabileceği gibi belirli ayları içinde barındıran bir süreci de kapsayabilir. Buna ek olarak programın ya da reklamın ortalama izlenme süresinin de gösterimi mevcuttur. Bunun için Average Time Spent kısaca ATS terimi yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu ölçüm yapılırken televizyon izleyenler baz alınır. ATS ölçümünün yapılabilmesi için ilgili program ya da reklamın rating ve reach (erişim) oranlarının bilinmesi gerekmektedir. Rating oranının erişim oranına bölümü sonucunda elde edilen sonuç ATS olarak bilinir.
- Average Minute Rating: Bir program ya da reklamın dakika başına düşen izleyici oranının ortalamasını ifade eden terim ise “Average Minute Rating” olarak adlandırılır. Tüm televizyon programları ve kanalları kapsamında toplam izlenme süresinin ortalaması ise “Average Time Viewed” ile ifade edilmektedir.
- Affiliate Marketing: Pazarlama ve satış ortaklığı olarak bilinen ve reklam sektöründe en çok telaffuz edilen kelimelerden biri “Affiliate marketing” internet ortamında kazanç sağlanmasının mümkün olduğunu ifade etmektedir. Özellikle elektronik ortamlarda yaygın bir şekilde kurulan ortaklıklarda çeşitli sitelerde bulunan banker reklamcılığı ve linkler sayesinde web sitesine yönlendirme yaparak daha fazla tüketiciye ulaşma imkânı sağlar. Affiliate marketing sayesinde potansiyel müşterilerin sayısında artış sağlanabileceğinden daha fazla satış olur ve buna bağlı olarak kar elde etme olasılığınız
- Alfa Index: Reklamın yayınlandığı programa yapılan yatırım ile programda reklam gösterimi gerçekleştirdikten sonra markanın kazandığı izleyici kitlesinin kârının karşılaştırılmasının yapıldığı indextir.
- Beta Index: Bir programın izleyici kârı ile bu programın yayınlandığı zaman dilimindeki tüm izleyicilerin ortalamasının karşılaştırılmasını ifade eder. Programın yayınlandığı gün boyunca tüm televizyon kapsamındaki izleyicilerin sayısı ile mevcut programın izleyicilerinin karşılaştırılması sonucu ortaya çıkan indextir.
- Bounce Rate, web sitesini ziyaret eden kullanıcıların sitede herhangi bir gezinme süresi oluşturmadan hızlı bir şekilde çıkış yapmasını ifade eder. Bir sitenin bounce rate oranı ne kadar düşük ise sitenin performansı o kadar iyidir denilebilir. Kullanıcıların site üzerinde geçirdikleri vaktin uzunluğu ve sayfalar arasındaki gezinmeleri siteden memnun olduğunu ifade eder. Dolayısıyla bu memnuniyet yerini satışa bırakarak sayfa sahibinin kazanç elde etmesini sağlar.
- B2B Marketing: şirketler arası pazarlamayı ifade eder. Business to Business marketing olarak geniş bir açılıma sahip olan bu terim iki veya daha fazla şirketin ortaklığını ifade etmektir. B2B Marketing Şirketlerin en temel noktası satış yapılması olduğundan doğru müşteriye doğru strateji ve yönetim ile yaklaşmak şirketlerin uzun vadeli yatırımlarından biridir. Müşteri ilişkilerini ön planda tutarak reklam faaliyetlerini yürüttüklerinde etkilerini daha fazla görebilirler.
- B2C Marketing: B2C Marketing üreticiden tüketiciye pazarlama şekli olarak ifade edilmektedir. Yukarıdaki terime çok benzeyen bu terim Business to Customer açılımına sahiptir.
- Click Through Rate (CTR), kullanıcıların internet üzerinde gördükleri reklamlara ne sıklıkla tıkladıklarını ifade eden bir orandır. CTR olarak kısaltılan ve konuşma dilinde daha çok kısaltması kullanılan bu terim reklam kampanyalarının performansını ölçümlerken sıkça kullanılır.
- Completion Rate (CR): Reklamcılıkta önemli bir unsur olan video reklamların izlenme oranını ifade eden bir terimdir. Reklam verilen bir videonun ne kadar süre izlendiğini, kullanıcıların kaçıncı saniyesinden sonra reklamdan çıkış sağladıklarını, reklamın başarısını ölçümlemek için kullandığı bir metriktir. Video completion rate olarak da kullanımı bulunan bu terim reklamın dönüşüm oranını ifade etmektedir.
- Banner: Çeşitli web sitelerinde yer alan ve küçük, dikdörtgen, hareketli ya da durağan şekilde formları bulunan reklam alanlarıdır. Bu reklam alanları ile ürün ve hizmetin tanıtımı yapılırken internet kullanıcılarının reklam üzerine tıklayıp hızlı ve zahmetsiz bir şekilde satın almaya yönlendirilmesi yapılır.
- Barter: Reklamlar uzun süreçlerde planlanan ve önemli bir alt çalışma ile ortaya çıkan bir iştir. Bu yüzden maliyetleri de reklam kalitesine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Barter, bir tür takas yöntemi ile reklam ücretinin ödenmesini ifade eder. Bir reklam sonucunda ortaya çıkan ücreti reklamverenin sahip olduğu mal ve hizmet ile ödemesini ifade eder. En sevdiğiniz yiyecek-içecek firmasının reklamını yaptığınızda barter ile ödeme almak keyifli olabilir. En sevdiğiniz yiyeceği reklam ücreti karşılığında sınırsız yiyebileceksiniz. Düşüncesi bile mutluluk verici, değil mi?
- Billboard: Açık alanda bulunan ve hedef kitlesi belirli olmayan reklam panolarına denir. Bu panolarda verilen reklamların ölçümlemesi yapılamaz. Gün içerisinde kaç kişinin reklamı incelediği, hangi zaman zarfında reklamın ilgi gördüğü gibi izleyici metriklerine billboard reklamlarda erişilemez.
- Clutter: Bir reklamın televizyon ya da radyo gibi geleneksel medyada üst üste birden fazla kez yayınlanmasına denir. Bu durum izleyici ya da dinleyicide olumsuz etki yaratabilir. Aynı reklama üst üste birden fazla kez maruz kalmak hedef kitlenin ilgisini azaltarak, can sıkıcı bir durum haline gelebilir. Keyifli bir yayın ortasında çıkan reklamlar halihazırda izleyicileri mutsuz ederken bir de kısacık zaman diliminde de olsa aynı reklamı birden fazla izlemek bu mutsuzluğu artırabilir. Reklamda tanıtımı geçen ürün ya da hizmet izleyicilerin zihninde olumsuz kodlanır ve böylelikle tercih edilme oranı da azalabilir.
- Cost Efficiency: Bir medya planı oluştururken ulaşım ve frekans hedeflerinin dengede tutulması için en doğru ve etkili seçimleri yapmaktır.
- Coverage: Bir programın ayrı bölümlerini ya da farklı zaman dilimlerinde gerçekleşen gösterimlerini dikkate alarak kaç farklı izleyici kitlesine ulaşıldığının hesabının yapılması ve çıkan gösterim değerinin ifade edilmesidir.
- Cost Per Rating Point: Rating başına düşen maliyeti ifade eden terimdir. Konuşma esnasında kullanımı daha çok CPP olarak tercih edilmektedir. İngilizce kavramların kısaltmaları reklamcılık sektöründe yaygın bir şekilde kullanılır. Bu nedenle terimlerin anlamlarının yanı sıra kısaltmalarının da iyi bir şekilde bilinmesi gerekir. Uzun uzun terimi söylemek yerine birkaç harf ile kısaltmasının söylenmesi hem daha hızlı iletişim sağlanabilmesi hem de basit olması açısından sıkça tercih edilir. CPP hesaplaması yapılırken programın GRP ve rating oranlarının da bilinmesi gerekmektedir. Toplam GRP harcamasının rating oranına bölünmesi sonucunda CPP miktarı hesaplanır.
- Cost Per Click (CPC): Reklamların tıklama başına harcadığı maliyeti ifade eder. Reklamların tıklanması sonucu elde edilen gelire ise “Earnings Per Click” denilmektedir.
- Cost Per Thousand: Bin kişi başına düşen maliyettir. Reklamların her bin kişiye gösteriminde ödenmesi gereken miktarın hesaplanmasıdır. Bu hesabın yapılması için ihtiyaç duyulan kampanya maliyeti ve erişilen kişi sayılarının toplamıdır. Kampanya maliyetinin erişilen kişi sayısına bölümü ile bu hesaplama yapılır. Cost Per Thousand, CPT ya da CPM ile ifade edilmektedir. CPM de Cost Per Mile olarak açılmaktadır. Mile, bin kişiyi ifade etmektedir.
- Çerçeve Reklamlar: Program esnasında yayına ara vermeden ekranın belirli bölümlerinde çıkan reklamlardır. Bu reklamlar oluşturulurken dikkat edilmesi gereken ana husus programın bütünlüğünün bozulmamasıdır. Tanıtımı gerçekleşen ürün ya da hizmet hakkında kısa bir yazı, slogan, logo ya da reklam mesajının gösterilmesi ile yapılan reklamları ifade etmektedir.
- Day After Recall: Reklamların bir sonraki gün izleyiciler tarafından hatırlanmasını ifade eden orandır. Bu oranı test edebilmek için özellikle internet ortamında anlık testler bulunmaktadır. Bir ürün ya da hizmetin reklamı yayınlandıktan bir gün sonra kadar izleyicilere ilgili markayı içeren reklamlarla karşılaşıp karşılaşmadıkları sorulan bir test yöneltilir. Bu teste verilen cevaplar doğrultusunda reklamın hatırda kalıcılığı hesaplanır. YouTube’da yayınlanan reklamlarda sıkça bu durum ile karşılaşılmaktadır. Örneğin, X markası ile ilgili bir reklam içeriği gün boyunca hedef kitlesi olan programlarda yayınlandı. Ertesi gün reklam yayınlanmaya devam ederken ilgili programların aralarında anlık canlı testler ile izleyiciye kısa süre önce X markası ile ilgili bir reklamla karşılaşıp karşılaşmadıkları sorulur. İzleyicinin verdiği yanıtlar kayıt altına alınarak reklamın etki süresi üzerinde hesaplamalar yapılabilir.
- Doğal Reklam (Native Ad): Kullanıcıların bulunduğu internet ortamı ile uyumlu içerik tasarımının bulunduğu, platform ile özdeşleşmiş ücretli reklamlara denilmektedir.
- Doğrudan Pazarlama: Bir ürün veya hizmetin tüketici satın almasını etkilemek amacıyla yapılan stratejilerdir. Bu pazarlama tekniğinde temel amaç potansiyel müşterilere ürünü sunarak müşteri ve marka arasında etkili bir iletişim kurulmasını sağlamaktır. Reklam aracılığı ile ürünün tanıtımı yapılır ve izleyici bu reklam sayesinde satın almaya yönelirse reklama olumlu cevap vermiş olarak kabul edilir ve çift yönlü bir iletişim ortaya çıkar. Bu tür iletişimin sağlandığı aktivitelere de doğrudan pazarlama denilmektedir.
- Erişim (Reach): Bir reklamı ya da programı belirli bir zaman dilimi içerisinde izleyen farklı kişilerin sayısını ifade etmektedir. Erişimde tekil kullanıcı sayısı dikkate alınır. Bir reklamın ya da programın izlenme sayısı ise “gösterim” ile ifade edilmektedir. Bir kullanıcı aynı reklamı birden fazla kez izlediğinde erişim oranı bir olarak kalırken gösterim oranı izlediği tekrar sayısı kadar artmaktadır.
- Etkinlik Pazarlaması: Bir sponsor desteği ile oluşturulan etkinliklerdir. Yarışma, turnuva, konser ya da söyleşi gibi çeşitli faaliyetlerin yer aldığı etkinliklerde tanıtımı yapılması istenilen ürün ve hizmet sponsor olarak ifade edilerek hedef kitlenin dikkatini çekmesi amaçlanır.
- Efektif Frekans: Bir reklamda izleyiciye sunulan mesajın istenilen etkiyi oluşturması için hedef kitleye reklamın kaç kere gösterilmesi gerektiğini ifade eder. Ortalama olarak bir izleyici üç defa aynı reklam mesajına maruz kaldığında bu reklamın istediği etkiyi oluşturması yüksektir. Ancak kimi durumlarda bu miktar 5 ve 7 kez gösterim olmak üzere değişiklik gösterir.
- Emission Share: Kanalda yayınlanan her programın belirli bir süresi bulunmaktadır. Bu süre programa ve izleyici kitlesinin yoğunluğuna bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Kanalın bir programa ayırdığı yayın süresi, o programa yaptığı zaman yatırımını ifade eder. Bu süreyi gösteren değere de emission share
- Exclusive Reach: Bir kanalı belirli bir zaman dilimi içerisinde izleyen ve bu izleyicilerin aynı zaman diliminde başka hiçbir kanalı izlemediği kişi sayısını ifade eder.
- Eye Tracking: Tüketicilerin göz hareketlerini gözlemleyerek reklamın en ilgi çekici bölümlerini ortaya çıkarmaya yönelik yapılan araştırma şekline denir.
- Flowchart: Medya planının bir yıl içerisindeki tüm etkinliklerinin gösteriminin olduğu şematik bir tablodur.
- Green Marketing: Çevreye karşı duyarlı ürünlerin geliştirilmesini ve bu ürünlerin tüketicilere sunulmasını ifade eder. Ürünlerin çevreye verebilecek zararının minimum seviyeye indirildiği halinin dolaylı ya da doğrudan tüketicinin beğenisine sunulmasıdır.
- Gross Rating Points (GRP): Reklam spotlarının belli bir zaman aralığında ne kadar izlendiğini ifade eden izlenme oranıdır.
- Insert: Süreli yayının içine ilave edilmek üzere basılmış ve basılan süreli yayın ile birlikte ciltlenerek tüketiciye sunulan dokümanlardır. Örneğin, bir derginin içerisine herhangi bir ürünün tanıtım broşürün eklenmesidir. Genellikle yayınevleri tarafından yeni çıkan kitapların önsöz ve kapak tanıtımını yapmak için hedef kitlesinin okuyucu olduğu dergilere eklenen afişleri örnek olarak verebiliriz.
- IMC: Entegre edilmiş pazarlama iletişimi olarak da bilinmektedir. Pazarlama iletişimine ait reklam, satış tutundurma, halkla ilişkiler (PR), doğrudan pazarlama gibi tüm ögeleri tek tek kullanmak yerine hepsini bir bütün halinde ve aralarında bağlantı oluşturacak şekilde kullanılan pazarlama şeklidir. Bu ögeler kullanılırken belirlenen hedef ve strateji doğrultusunda iletişim ögeleri arasında bir tutarlılık ve bağlantı olması önemlidir.
- Jenerik: Film, dizi ya da programların başlangıcında yer alan, ekibin ve içeriğin tanıtımını içeren kısa videodur.
- Jingle: Reklamda yer alan çeşitli ses ve efektlerin kafiyeli bir şekilde düzenlenmesi ile oluşan müzikaldir.
- Jenerik Sponsorluğu: Reklam kuşaklarının önünde kanalın jingle müziği ile birlikte yayınlanan ekran paylaşımlı sponsorluk uygulamasıdır. Bu uygulama 3 saniye ekran paylaşımlı, 5 saniye full sponsor görselli olmak üzere farklı şekillerde sunulmaktadır. Reklam kuşaklarının başlangıcında ve bitişinde gösterilmektedir.
- Konkur: Bir marka, ürün ya da hizmetinin reklamını yapmak istediğinde profesyonel destek alması gerekir. Doğru ekiple çalışmanın önemi oldukça fazla olduğundan reklam ajansları ile anlaşma sağlanmadan önce birden fazla reklam ajansına giderek bir reklam istediğini bildirir. Bu reklam ajanslarına vereceği bir brief doğrultusunda örnek bir kampanya hazırlamalarını ve markaya sunum yapmalarını ister. Hazırlanan bu örnek kampanya sunumları sonucunda en yaratıcı ve etkili sunumu yapan reklam ajansı ile bir iş birliği sağlayarak çalışmaya başlar. Reklam ajanslarının adeta bir yarış içinde oldukları bu duruma konkur denilmektedir. Uzun bir emek ve çaba sarf ederek en dikkat çekici sunumu hazırlamak için çalışırlar.
- Lansman: Tanıtma, ortaya çıkarma gibi anlamlara gelen lansman bir markanın ürün ve hizmetinin bir etkinlik kapsamında tüketicilere sunulmasını ifade eder. Bir tür tanıtım olarak da bilinen lansman, ürünün satılmak üzere pazara girdiğinin duyurulmasıdır.
- Light User: Bir ürünü ya da hizmeti ortalamanın çok altında bir seviyede kullanan tüketicilere denilmektedir.
- Marka Sadakati: İngilizce terimi loyalty olan marka sadakati tüketicilerin bir ürüne karşı gösterdiği bağlılığı ifade etmektedir. Aynı şekilde bir televizyon programını aksatmadan izleyen kişileri ya da program izleme süresinin en fazla olduğu kişileri de ifade etmektedir.
- Mass Medya: Geniş kitlelere yayın yapan televizyon, radyo, outdoor ya da basılı yayın araçlarını tanıtmak için kullanılan iletişim aracıdır.
- Medya Planı: Tüketiciye verilmek istenen reklam mesajının doğru hedef kitleye doğru medya aracılığı ile iletilmesini sağlamak için tasarlanan plandır.
- Medya Stratejisi: Reklam mesajının tüketiciye uygun ve doğru medya kanalı aracılığı ile ulaştırılmasını sağlamak üzere geliştirilen stratejilerdir.
- Mevsimsel Endeks: Bir markanın ürün ya da kategori satışlarının mevsimlere göre dağılımını ifade eder. Mevsim ya da ay bazında incelenen bu endeks % ifadesi ile gösterilmektedir. O döneme ait satış miktarı ve bir yıl boyunca gerçekleşen tüm satış oranının karşılaştırılması yapılır. Örneğin; mont, kazak, bot gibi kışlık giyim ürünlerinin yılın belirli aylarında daha fazla satış yapması bu kategorideki ürünlerin mevsimsel endeks kapsamında ifade edilmesini sağlar.
- Non – Commercial Advertising: Ticari olmayan reklamlar olarak bilinen bu reklam çeşidi, toplum ya da toplumun bazı kesimlerini bir konu ve düşünce hakkında bilgilendirmek üzere yürütülen takım çalışmalarından oluşur. Toplumun mevcut davranışını değiştirmeye yönelik hazırlanan reklam içeriklerine denilmektedir.
- Opportunity to See (OTS): Bir reklamın hedef kitlesindeki kişinin reklam spotunu görme sayısını ifade eder. OTS hesaplaması için reklamın GRP ve erişim oranlarını bilmek gerekmektedir. GRP oranının erişime bölünmesi ile ortaya çıkan değere OTS değeri denilmektedir.
- Orta Düzey Kullanıcı: Medium user olarak da bilinen bu kullanıcılar markaya ait ürün ya da hizmeti ortalama seviyede kullanan kişileri ifade etmektedir.
- Pazar Geliştirme: Üreticinin mevcut ürünleri için yeni pazar alanları oluşturmasıdır. Rakip markalar ile çatışmaya girmeden, ürünlerini tüketici ile buluşturmak için gerçekleştirdiği çeşitli faaliyetlerdir. Yeni pazarlama stratejileri oluşturur ya da tüketici gruplarını belirleyerek ürünlerini doğrudan tüketiciye sunar.
- Pazar Bölümleme: Aynı cinsten ürünlerin bulunduğu bir pazarda tüketicinin istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda bu pazarı belirli kısımlara ayırarak daha iyi hizmet verebilmek için yapılan ayrıştırma ve bölmelere denir.
- Pazarlama Karması: Ürün, fiyat, satış tutundurma, dağıtım ve pazarlama öğelerinden oluşan ve tüketicide istenilen etkiyi yaratmak için kullanılan temel pazarlama değişkenlerine denilmektedir.
- Reception Share: Bir programı izleyen izleyici sayısının, programın yayınlandığı kanalın o gün boyunca izleyen izleyici sayısının oranına denir. Kanalın programdan elde ettiği izleyici kârlılığını da ifade etmektedir.
- Sanal 3D Entegrasyonu: Bir ürünün mekana göre üç boyutlu olacak şekilde entegre edilmesidir.
- Sanal Logo 360: Ekranın sağ alt ya da üst kısmında gösterilen ve kendi etrafında dönerek dikkat çekmeyi amaçlayan reklamlardır. Genellikle firmanın logosu ya da amblemi bu alanda gösterilmektedir.
- Sanal Logo Entegrasyonu: Markanın logosunun mekana entegre edilmesidir.
- Sanal Reklam: Televizyondaki görüntüye gerçek mekan ile hiçbir bağlantısı olmayan reklam içeriklerinin yerleştirilmesine denir. Bu reklam çeşidi kullanılırken yayın sinyalini değiştiren elektronik görüntü sistemleri tercih edilmektedir.
- Share: Belirli bir zaman dilimi içerisinde programın toplam paylaşılma sayısından elde ettiği payı ifade etmektedir.
- Share of Spending (SOS): Bir ürün özelinde yapılan harcamanın sektördeki toplam harcama oranındaki payının ifade ediliş biçimidir.
- Share of Voice (SOV): Sektörün toplam GRP değerinin içerisinde belirli bir ürünün aldığı harcama oranının ifade edilmesidir.
- Sıklık (Frequency): Reklamların gösterim sıklığını ifade eder.
- Sinopsis: Senaryonun özeti olarak da bilinen sinopsis bir filmde neyin nasıl anlatılacağını açıklayan metinlerdir.
- Sponsorluk: Bir programda ya da yayında gösterilen görsel ya da işitsel ürünlerin gösterimi ile programın finansmanına doğrudan ya da dolaylı yollarla destek olmasını ifade eder. Bir markanın logosu, ürünü, gerçekleştirdiği faaliyeti ya da gerçek veya tüzel kişilerin isimleri gibi tanıtım amaçlı yapılan gösterimlerdir. Programların başlangıç ve bitişinde yer alan sunar, sundu, devam edecek, devam ediyor gibi ibareler genellikle bu markaların adıyla başlayarak gösterilmektedir.
- SWOT: Bir marka veya da şirket özelinde markanın güçlü ve zayıf yönlerinin, avantaj ve dezavantajlarının belirlendiği bir analiz türüdür. Strength, Weakness, Opportunity ve Threats kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır. Markanın güçlü ve zayıf olduğu yönleri, rakiplere karşı sağladığı avantaj ve dezavantajları belirlenerek reklam tasarımı bu analizler çerçevesinde yürütülmektedir.
- Tanıtıcı Reklam: İngilizce karşılığı “Advertorial Reklam” olarak karşımıza çıkan bu ifade bir ürün ve hizmetin tanıtımını yapmak için o ürün ya da hizmet hakkında bilgilendirici, açıklayıcı bir içerik oluşturarak sunumunun yapılmasıdır. Tanıtımı yapan kişi hem reklam ajansı hem de marka sahibi tarafından belirlenmeli ve belirli bir senaryo çerçevesinde ürünün tanıtımını gerçekleştirmelidir. Tanıtım yapılırken ürünün hangi programlarda, kaç dakika ve ne şekilde ön plana çıkarılacağına dair her detay önceden kararlaştırılır. Belirli bir plan çerçevesinde yetkili kişi ürün tanıtımını gerçekleştirir.
- Teaser: Bir ürün ya da marka hakkında tüketiciye bilgi vermek için hazırlanan kısa içeriklerdir. Teaser hazırlanırken amaç tüketicide merak uyandırarak dikkat çekmektir. Vizyona girecek film ya da dizilerin ön gösterimi olarak yayınlanan kısa teaser içerikleri izleyicide merak uyandırarak yayınlandığı zaman daha fazla kişinin izlemesini sağlamaktır. Ya da bir ürün daha raflara konulmadan tüketiciye ürünün geleceği tarihi bildirerek satın almasını sağlamaktır.
- Tipolojik Ayraç: Programların önünde ya da sonunda kanalın jingle müziği ile birlikte 3 saniyelik ya da 5 saniyelik ekran paylaşımlı full sponsor gösterimine denir.
- Total Rating: Televizyon ya da radyoda yayına giren tüm kanalların bir dakika başına düşen izleyici / dinleyici kitlesinin oranını ifade etmektedir. Dakika başına düşen izlenme oranı olarak da bilinmektedir.
- User Generated Content (UGC): Kullanıcılar tarafından oluşturulan içerikler UGC olarak adlandırılır. Bu içerikler, markaların ürün veya hizmetlerini belirli pazarlama stratejileri ile tanıtmalarına olanak sağlar.
- Word of Mouth Marketing (WOMM): Ağızdan ağıza reklam olarak Türkçeye çevrilen bu pazarlama yöntemi, ürün ya da hizmet hakkında daha önceden deneyimleyerek fikir sahibi olan tüketicilerin olumlu görüşlerini diğer kişilerle de paylaşmasını ifade etmektedir. Burada daha çok olumlu görüşlere yer verilmektedir. Ürün ve hizmeti deneyimledikten sonra memnun kalan kullanıcıların memnuniyet içeren görüşleri, o ürün veya hizmeti kullanmak isteyen diğer kişilere bilgilendirici içeriklerle sunulur. Bu pazarlama şeklinde gerçek kullanıcı görüşleri bildirildiğinden mesaj daha güvenilir bir şekilde iletilir. Mesajın ücretsiz ve marka odaklı olması da artı bir avantaj sağlamaktadır. Özellikle bebek ürünlerinde, ürünleri kullanan annelerin memnuniyet oranları ve ürün hakkındaki görüşleri sorularak diğer annelerin ya da anne adaylarının düşüncelerinde değişiklik yaratmak istenir.